Document - Turquie. Halil Savda, défenseur des droits humains, risque à nouveau la prison
ULUSLARARASI
AF ÖRGÜTÜ
KAMUOYU AÇIKLAMASI
14
Mart 2011
UAÖ Indeks: EUR 44/002/2011
Türkiye:
İnsan Hakları Savunucusu Halil Savda yeniden hapis cezası ile
karşı karşıya
Türk
Ceza Kanunu’nun 318. Maddesi uyarınca ‘halkı askerlikten
soğutma’ suçlamasıyla mahkûm
edilen vicdani retçi ve insan hakları savunucusu Halil Savda, 100
gün hapis cezası ile karşı karşıya bulunmaktadır. Cezası 30
Kasım 2010 tarihinde Yargıtay tarafından onaylandı ve 15 Şubat
2011 tarihinde Halil Savda’ya bildirildi.
Uluslararası
Af Örgütü, bu davada olduğu gibi vicdani ret hakkını destek
amacıyla yapılan kamuoyu açıklamalarının ardından adil olmayan
yargılamalara neden olan 318. Maddenin ifade özgürlüğü hakkını
doğrudan ve yasal olmayan bir şekilde kısıtladığını
düşünmektedir ve maddenin kaldırılması çağrısında
bulunmaktadır.
Halil Savda’ya verilen ceza ifade özgürlüğü
hakkını ihlal etmektedir. UAÖ, yetkililere Savda’nın cezaevine
gönderilmemesi için çağrıda bulunmaktadır. Cezaevine
gönderildiği takdirde, Uluslararası Af Örgütü Halil Savda’yı
düşünce mahkûmu
olarak kabul edecek ve kendisinin derhal ve koşulsuz olarak serbest
bırakılmasını talep edecektir.
Savda’ya verilen hapis
cezasının onanması Türkiye’de yetkilileri zorunlu askerliğe
karşı vicdani ret hakkını tanımaya çağıran Halil Savda ve
diğer aktivistlerin maruz kaldıkları adli tacizin bir devamı
niteliğindedir.
Halil Savda'ya 318. Madde uyarınca açılan
ve hapis cezası almasına neden olan dava, 2006 yılında İsrail’in
Lübnan'a düzenlediği ve 34 gün süren saldırıya katılmayı
reddeden iki İsrailli vicdani retçiye destek olmak amacıyla
yaptığı basın açıklamasına dayanmaktadır.
Askerlik
yapmayı reddettiği için yargılanmakta olan vicdani retçi Enver
Aydemir’i açık bir şekilde desteklemesinin ardından, Halil
Savda'ya 318. Madde uyarınca bir dava daha açıldı. Yerel
mahkemenin 2010 yılı Haziran ayında verdiği altı ay hapis cezası
kararı şu anda Yargıtay’da beklemektedir. Aynı davada üç ayrı
aktivist daha 318. Madde uyarınca mahkûm
edilmiş ancak onların cezaları, ilk mahkûmiyetleri
olduğu için ertelenmiştir.
2010 yılı Ocak ayında Enver
Aydemir’e destek amacıyla düzenlenen bir gösteriye katıldıkları
gerekçesiyle Halil Savda ve dört ayrı kişiye 2011 yılı Ocak
ayında 318. Madde uyarınca yeni bir dava daha açıldı. Davanın
ilk duruşması 21 Nisan 2011 tarihinde Eskişehir’de
yapılacaktır.
Halil Savda bir vicdani retçi olarak
askerlik yapmayı reddettiği için defalarca mahkûm
edildi.
2004 yılında vicdani reddini açıklamasının ardından, dört
defa gözaltına alınarak askeri cezaevinde toplam 17 ay
tutulmuştur. 2008 yılında askerliğe elverişli olmadığına
karar verilmesinin ardından vicdani retçi olarak maruz kaldığı
yargılamalar son bulmuştur.
Halil Savda defalarca
Türkiye’de sivil bir alternatifin olmadığı zorunlu askerlik
hizmetine karşı vicdani ret hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğini
belirtmiştir.
Arka plan
Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’de zorunlu askeri hizmetine karsı vicdani ret hakkını desteklemek amacıyla sesini yükselten kişilerin giderek artan bir şekilde hukuki olarak taciz edilmelerinden kaygı duymaktadır. UAÖ, 318. Maddenin acilen kaldırılmasını talep etmektedir.
Uluslararası Af Örgütü, 318. madde uyarınca açılan davaların ifade özgürlüğü hakkını düzenleyen ve Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesini ve Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 19. maddesini doğrudan ihlal ettiğini düşünmektedir.
Uluslararası Af Örgütü, vicdani retçiyi, vicdanı ya da inancı nedeniyle askerlik hizmetini yapmayı ya da savaşta ve silahlı çatışmalarda herhangi bir şekilde doğrudan veya dolaylı yer almayı reddeden kişi olarak tanımlamaktadır. Bu tanım, savaşlara genel olarak katılmayı reddetmese bile amacına, sürdürülüş biçimine katılmadıkları için herhangi bir savaşa katılmayı reddeden kişileri de içermektedir. Uluslararası Af Örgütü, askeri hizmete karşı vicdani ret ya da alternatif sivil hizmet hakları tanınmadığı için tutuklanan ya da gözaltına alınan kişileri düşünce mahkûmu olarak kabul ediyor. Eğer vicdani nedenlerle askerlikten muaf olmak için makul yollar izlemişlerse, askeri birimlerini izin almadan terk eden ve bu yüzden hapse mahkûm edilen kişileri de düşünce mahkûmu olarak kabul ediyor.
Türkiye’nin de taraf olduğu Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uluslararası Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi (USMHS --ICCPR)’de dâhil olmak üzere, vicdani nedenlerle askerlik hizmetini reddetme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, vicdan ve din özgürlüğü kapsamında çeşitli uluslararası insan hakları mekanizmalarında yer almaktadır.
BM İnsan Hakları Komisyonu, 1995 yılında aldığı kararına gönderme yaparak aldığı 1998/77 sayılı kararında, askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkının Uluslararası Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi’nin (ICCPR) 18. maddesi (din, vicdan ve inanç özgürlüğü) tarafından güvence altına alındığını belirtti. “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 18. maddesinde ve ICCPR’ın 18. maddesinde de belirtildiği gibi düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün meşru bir kullanımı olarak herkesin askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkı vardır.” Kararda, Komite aynı zamanda devletlere “vicdani retçilere, vicdani retlerinin nedenleriyle uyumlu, savaşçılığı gerektirmeyen, sivil nitelikli, kamuya yararlı ve cezalandırıcı bir yapıda olmayan alternatif hizmetler sunmaları” çağrısını tekrarladı ve devletlerin “vicdani retçileri askerlik hizmetlerini yapmadıkları için hapse mahkûm etmek ve sürekli cezalandırmaktan geri durmaları” gerektiğini vurguladı. Komite ayrıca “hiç kimsenin bir ülkenin yasaları ve ceza kanunları uyarınca daha evvel cezai yaptırımını tamamladığı ya da beraat ettiği cürümden sorumlu tutulmaması ya da cezalandırılmaması” çağrısını tekrarladı.
Konuyla ilgili diğer açıklamalar
Kamuoyu açıklaması
Türkiye: Barısçıl gösteri yapan kisiler, ‘halkı askerlikten
soğutmaktan’ mahkum oldular
Kamuoyu açıklaması
Vicdani ret, bir kisilik bozukluğu değil, insan hakkıdır