Documento - Turkey: UN Committee calls on government to act against torture and impunity

AMNESTY INTERNATIONAL

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ

Kamuoyuna Açıklama


AI Indeks: EUR 44/025/2010


25 Kasım 2010



Türkiye: BM Komitesi, hükümeti işkence ve cezasızlığa karşı harekete geçmeye çağırıyor


Uluslararası Af Örgütü bugün yaptığı açıklama ile Türkiye hükümetini, (BM) İşkenceye Karşı Komite'nin, önerilerini uygulamaya çağırmaktadır. Öneriler arasında, Türkiye makamlarına, işkencenin cezasız kalmasını, kolluk kuvvetlerinin orantısız güç uygulamasını ve kötü muamelede bulunulmasını engellemeye çağırmaktadır. Yetkililer, uzun süreli tutuklulukları ve tutukluluk merkezlerindeki aşırı kalabalığı da engellemelidir. BM Komitesi, yetkilileri, işkenceye uğrayanların mağduriyetlerini uygun ve hakkaniyetli bir şekilde telafi ve tazmin etmeli ve işkenceye uğrama riski ile karşı karşıya olan kişileri, geldikleri ülkelere göndermeme sorumluluğunu da yerine getirmeye çağırmaktadır.


Türkiye’nin BM, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ve Onur Kırıcı Muamele veya Cezalandırmalara Karşı Sözleşme’ye uyup uymadığını izleyen bağımsız bir organ olan Komite, üçüncü periyodik raporunda “özellikle resmi gözaltı merkezleri dışında, polis araçlarında, sokaklarda, polis karakolları dışında olmak üzere, işkence uygulandığı yolunda çok sayıda, süre giden ve tutarlı iddialarda” bulunuluyor olması ve yetkililerin bu konuda derhal, etkili ve bağımsız soruşturmalar başlatmıyor olmaları ile ilgili kaygı duyduğunu da ifade etmiştir. Komite, kolluk kuvvetleri aleyhindeki şikayetleri etkili bir şekilde soruşturmada savcıların önüne engeller çıkmasından ve bu tip soruşturmaların çoğu zaman kolluk kuvvetlerinin kendileri tarafından yürütülüyor olmasından da kaygı duyduğunu belirtmiştir.

Bu kaygılarla bağlı olarak Komite yetkililere şu somut önerilerde bulunmuştur:

  • soruşturma yürüten savcıların ve adli kolluk kuvvetlerinin sayısını, yetkilerini ve aldıkları eğitimin düzeyini artırılmalı;

  • polise karşı bağımsız bir şikayet mekanizması kurulmalı.

Polisin göstericilere karşı orantısız güç kullandığı ve kötü muamelede bulunduğu yolundaki haberlerin artışıyla ilgili de kaygılarını ifade eden Komite, mağdur olduğunu belirterek şikâyette bulunan kişiler ve aileleri aleyhinde polisin de karşı suçlamalarda bulunmasından endişe ettiğini vurgulamıştır.


Komite, polisin ve jandarmanın öldürücü silah kullandığı ve 2007 yılında Polisin Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ardından keyfi olduğu iddia edilen bir şekilde kişilerin durdurulup kimliklerinin sorulduğu ve bu bağlamda şiddete başvurulduğu yolundaki haberler hakkındaki kaygılarının da altını çizmiştir.


Komite bu bağlamda, yetkililere şu çağrılarda bulunmaktadır:

  • Kamu düzeni ve kalabalık grupların kontrolü sağlanırken, Kolluk Kuvvetlerinin Ateşli Silah Kullanmaları Konusunda Birleşmiş Milletler Temel İlkelerine uygun davranılması sağlanmalı;

  • Polisin Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nun uygulanmasını denetlemek üzere bir mekanizma kurularak yasaların keyfi uygulanması önlenmeli;

  • Devlet yetkililerinin, gözaltına alınan kişilerin ya da yakınlarının işkence uygulamasını bildirmelerini engellemek üzere karşı suçlamalarda bulunma tehdidini uygulamalarının önüne geçilmeli ve bu şekilde açılan karşı davalar sonucunda mahkûm edilen kişilerin vakaları gözden geçirilmeli.

İşkence riski olduğu halde sınır dışı etme uygulamaları ve yabancı uyruklu kişilerin idari gözaltında tutularak geçici sığınma başvurusunda bulunabilecekleri ulusal mekanizmalara erişimlerinin kısıtlanması ile ilgili kaygılarının da altını çizen Komite, bu konuda yetkililere şu önerilerde bulunmuştur:

  • Gözaltına alınmış yabancı uyruklu kişilerin iltica prosedürüne erişimleri sağlanmalı ve iltica başvuruları sınır dışı etme sürecini durdurmasını sağlayan bir etkisi olmalı;

  • BMMYK personeli ve avukatların gözaltındaki mülteci ve sığınmacılara erişimi sağlanmalı.


Türkiye'nin temsilcisinin de "kabul edilemez" olarak nitelediği, cezaevlerinin normalin üzerinde kalabalık olması ile ilgili kaygılarını ifade eden Komite, gözaltına alınma, aşırı uzun tutukluluk süreci ve tutuklu ve hükümlülerin bir araya gelme hakları ve tıbbi bakıma erişimlerinin kısıtlanmasına alternatif bir yöntem bulmaya yönelik yeterince çaba olmamasından duyduğu rahatsızlığın da altını çizmiştir. Hâkimler tarafından polis soruşturma kayıtlarının istenebilmesini olumlu bir adım olarak değerlendiren Komite, kameraların ancak karakolların yüzde 30'unda yerleştirilmiş olduğunu ve birçok durumda bu kameraların kullanım dışı kalıyor olması ile ilgili kaygılarını ifade etmiştir.

Komite yetkililere şu önerilerde bulunmuştur:


  • yargı mensuplarının cezalandırma konusunda alternatif önlemlere başvurmaları teşvik edilmeli ve bunun için gerekli bir mevzuat oluşturulmalı;

  • standart bir uygulama olarak polis karakolları, yerleştirilecek video kamera sistemi ile kontrol edilmeli ve tek kişilik hücrelerde tutulan kişilerin grup faaliyetleri istisnai ve sınırları net olarak çizilmiş durumlar dışında kısıtlanmamalı;

  • cezaevlerindeki tıbbi personel azlığı giderilmeli ve hasta tutuklu ve hükümlülerin gerekli sağlık hizmetlerine erişimlerini garanti altına almak üzere, cezaların ertelenmesi de dahil olmak üzere önlemler alınmalı.

Uluslararası Af Örgütü de, Türkiye makamlarına, benzer işkence vakaları ve diğer kötü muameleler konusundaki kaygılarıyla bağlantılı olarak çok benzer önerileri uzun bir süredir gündeme getirmektedir.



İlgili belgeler


İşkence karşıtı Komitenin Türkiye ile ilgili nihai gözlemleri (CAT/C/SR.975)

http://www2.ohchr.org/english/bodies/cat/docs/CAT.C.TUR.CO.3.pdf


Uluslararası Af Örgütü: Türkiye: İşkence karşıtı Komiteye sunulan bilgilendirme raporu, Index: EUR 44/023/2010, 17 Ekim 2010

http://www.amnesty.org/en/library/info/EUR44/023/2010/en

Cómo puedes ayudar

AMNISTÍA INTERNACIONAL EN EL MUNDO